Bilindiği üzere Maliye Bakanlığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, 362 ve 381 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülükler getirmiş bulunmaktadır. Bu had 2008 başı itibarıyla mal ve hizmet alım veya satımlarında (KDV hariç) 8.000 TL olarak belirlenmiştir.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, 2008 başından itibaren düzenlemekte oldukları Ba ve Bs bildirim formlarını aylık dönemler halinde vermekle yükümlüdürler. Mükellefler bildirim formlarını aylık dönemler halinde düzenlemekte ve takip eden ayın 5 inci gününden itibaren bir sonraki ayın 5 inci günü akşamına kadar elektronik ortamda vermektedirler.
Uygulamada özellikle ek veya düzeltme amaçlı olarak verilen form Ba – Bs bildirimlerine özel usulsüzlük cezası kesilmesi idare ile mükellef arasında arkası kesilmez bir ihtilaflar sürecini başlatmıştır. Bu süreçte mükelleflerin bilhassa, 213 sayılı VUK ‘ nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca ceza kesilebilmesi için ceza kesileceği yönünde bildirim yapılması gerektiği, kendilerine herhangi bir bildirim yapılmadan ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğu, tebliğle ceza konulamayacağı yolundaki itirazları vergi mahkemelerinde büyük ölçüde kabul görmekte ve davalar mali idarenin aleyhine sonuçlanmaktaydı.
Ancak; 213 sayılı VUK ‘ nun mükerrer 355. maddesinde 5904 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile düzenleme yapıldı. 01.08.2009 itibarıyla yürürlüğe giren madde ile ceza miktarları azaltıldı. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı hakkında 1.000 TL olarak belirlendi. Maddeye eklenen fıkralarla, anılan maddede sayılan ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmayacağı; elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmeyeceği, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1 / 2 oranında uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenlemenin ardından ceza ihbarnamesinin 01/08/2009 tarihi öncesinde veya sonrasında tebliğ edilmiş olması noktasında vergi mahkemelerinin herhangi bir ayırım yapmadan karar vermekte olduklarını ve idare mahkemelerinin de bu kararları onadıklarını görmekteyiz.
Örneğin; verdiği düzeltme bildirimi nedeniyle kendisine 1.490 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş olan bir mükellefin açtığı iptal davasını inceleyen vergi mahkemesi ; “ …. Açıklanan nedenlerle DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, dava konusu özel usulsüzlük cezasının, 5904 sayılı Kanunun 22. maddesiyle azaltılan ceza miktarı üzerinden kesilen kısmının onanmasına, ceza fazlasının kaldırılmasına ….” şeklinde karar vermekte bu kararlar üst mahkemede onanmaktadır.
O zaman şöyle bir tablo çıkmaktadır mükellefin karşısına. Düzeltme bildirimi nedeniyle adına kesilen cezaya hiç itiraz etmemiş olsa ve doğrudan bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne müracaatla VUK. 376 ıncı maddesinden yararlanmayı talep etmiş olsa adına kesilen cezanın 1 / 3 ‘ ü indirilerek tahsil edilecekti. Yani mahkeme yoluna başvurulmasına bu anlamda hiç gerek yoktu.
Ortada 5904 sayılı Yasa gerçeği varken ve yargı cephesinin karar üretirken bu yasayı dikkate aldığı da anlaşıldığına göre mükelleflere ve tabii ki işlemleri takip eden meslek mensuplarına önerim yargıya gitmeden önce VUK 376 ‘ yı düşünmeleri daha doğrusu dikkate almalarıdır.