SON DAKİKA HABERLERİ

 

09.09.2010 06:44:00  


E-Posta :
Şifre :



» VEYSİ SEVİĞ (336)
» BUMİN DOĞRUSÖZ (210)
» ŞÜKRÜ KIZILOT (536)
» ERDAL AYDIN (152)
» RESUL KURT (283)
» REŞİT YILDIRIM (4)
» ADNAN DEMİR (7)
Tüm Yazarlar  

» Basında Odamız
» Odamızdan Duyurular
» Anlaşmalı Kurumlar


Ana Sayfa / ODAMIZDAN HABERLER / BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
19.01.2009

Arkadaşına Yolla | Yazdır   A A A

19.01.2009

 

 

BAZI   VARLIKLARIN   MİLLİ   EKONOMİYE   KAZANDIRILMASI …

 

 

Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması "  adı ile TBMM' de 13.11.2008 tarihinde kabul edilen ve 22.11.2008 tarih ve 27062 sayılı RG' de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 5811 sayılı Kanun' un amacı;

 

" Gerçek ve tüzel kişilere ait olup 01.10.2008 tarihi itibarıyla  yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak." Olup, para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların yurda getirilmesi veya beyan üzerine kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.

 

5811 sayılı Kanun' la ilgili olarak 1 seri numaralı Genel Tebliğ 6.12.2008 tarih ve 27076 sayılı RG' de yayımlanmış ve uygulama esaslarına açıklık kazandırılmıştır.

Önce  Yasa' nın neyi amaçladığına, yararlanacak olanlara ve doğuracağı sonuçlara  kısaca bir bakalım.

 

Amaç ve Kapsamı : Yazının giriş bölümünde de  değinildiği üzere 1.10.2008 tarihi itibarıyla yurt içinde veya yurt dışında gerçek veya tüzel kişilere ait para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması,  özkaynaklar içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak amaçlanmıştır.  Bu  eylemin nasıl gerçekleştirileceği hususu da Yasa' nın kapsamını oluşturmaktadır. 

 

Kimler  Yararlanacak :  Yasa' nın esas amacının " Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması" olduğu dikkate alındığında;  yine giriş bölümünde ifade edildiği üzere  başvuruda bulunacak olanlar yada yararlanacak olanların bu türden varlıklara,

--  Yurt dışında sahip olanlar,

--  Yurt içinde sahip olundukları varlıklarını işletmelerinin özkaynakları içinde

göstermemiş olanlar ile,

--  Yurt dışı iştiraklerden ve şubelerden elde edilen kazançlar, yurt dışı iştirak hisselerinin

satışından ya da yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden  doğan kazanç elde edenler olduğunu görmekteyiz.

 

Başvuru ve ödeme süresi:   Yasa' nın yürürlüğe girdiği 22.11.2008 tarihinden itibaren başlayan bildirim ve beyan süresi 2.Mart.2009 Pazartesi günü akşamı sona erecektir.

* Yurt dışında sahip olunan varlıkların beyanında;  beyan edilen varlıkların değerleri

üzerinden % 2  oranında vergi tarh edilecek ve tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

* Yurt içinde  vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden  %  5  

oranında vergi tarh edilecek ve hesaplanan bu vergi de yine takip eden ayın sonuna kadar ödenecektir.

 

Uygulama  Esasları :  Önce bir kez daha yineleyelim, gerçek ve tüzel kişiler tarafından 1.10.2008 tarihi itibarıyla sahip olunan  varlıkların beyan süresi 02.03.2009 tarihinde sona erecektir. Peki gerek yurt dışından gerekse yurt içinden bildirimde bulunacak olanların  izleyecekleri yol haritası  1 seri No' lu Genel Tebliğ'le belirtilmiştir.   Burada  öncelikle  kanıtlayıcı belgelere değinmek istiyorum. Zira varlığı ileri sürülerek bildirimde bulunulacak varlıkların kanaat getirici belgelere dayandırılması gerekiyor.  Bu anlamda kanaat getirici belgelerin;

*  Tapu sicil kayıtları,

*  Bankalar ile bankerlerin yaptıkları işlemlerle ilgili kayıtlar ve düzenledikleri belgeler, 

*  Aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, sigorta şirketleri ve benzeri mali ve kurumların 

kayıtları ve düzenledikleri belgeler,

*  Posta idaresi nezdindeki  çek hesabı ve düzenlenen belgeler,

*  Noter gibi kurum ve kuruluşların düzenledikleri senetler ve sözleşmeler ile diğer kayıt ve

belgeler,

*  Defter tutan mükelleflerin kayıtları ile bu  kayıtlarda yer alan ve Vergi Usul Kanunu' nun

ikinci kitabının üçüncü kısmında belirtilen belgeler ile muadili belgeler,

* Şirketlerin ortaklık ve kooperatiflerin üyelik kayıtları  ile Yabancı ülkelerdeki  Türk elçilik ya da konsoloslukları tarafından tasdik olunan  belgelerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. 

 

Varlıkların  Bildirim ve Beyan Değerleri ne olacak? :  Yurt içi veya yurt dışında bulunan varlıkların beyan edilmesi ile banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde ya da yasal defterlere kaydedilmesinde, bu varlıkların rayiç bedellerinin  doğal olarak TL olarak esas alınacağı ifade edilmiştir.   Kuşkusuz rayiç bedelden kastedilenin varlıkların bildirim veya beyan tarihinde belirlenen alım-satım bedeli olduğu anlaşılmalıdır. Döviz  ve döviz cinsinden varlıklarda ise T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

 

Beyan Edilen Varlıkların Kayıtlara İntikali :  Mükellefler, pasifte açacakları  özel fon hesabına gerçekliklerini kanaat getirici belgelerle ispatladıkları  bu varlıkları beyan değerleri ile kayıt edeceklerdir.  Bu hesap sermayenin cüz'ü  kabul edilecek  ve başka bir amaca yönelik olarak kullanılamayacaktır.  Altı ay  içinde de sermayeye ilave edilecektir.  Serbest Meslek  kazanç defteri veya işletme defterlerinde de bu varlıkların kayıt edilmesi gerekmektedir.  Burada altı çizilecek önemli bir başka noktanın da bu varlıkların elden çıkarılması halinde ortaya çıkacak  zararların  gider kabul edilemeyeceği ve bu varlıklar için amortisman  uygulanamayacağı hususudur.
 

Vergi İncelemeleri ve 5811 Sayılı Yasa ile Getirilen Düzenleme :  Bildirim ve beyanda bulunanlar için vergi incelemesi bakımından iki ayrı uygulama söz konusu olacaktır.

1- Gerek yurtdışı ve gerekse yurtiçinde sahip olunan varlıklardan bildirime ve beyana konu edilen ile ilgili olarak 1.1.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin, bu   bildirim ve  beyanlardan hareketle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı söz konusu olmayacaktır.  

2-  1.1.2008 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak Kanunun yürürlük tarihi olan 22.11.2008 'den önce başlayan vergi incelemeleri sonucu bulunan matrah farkları üzerinden gerekli tarhiyatlar yapılacak ve bulunan matrah farklarından, bu Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tutarların mahsubu söz konusu olmayacaktır.

3-  Kanunla getirilen en önemli ayrıntı bana göre bu  noktada yer almaktadır. Bu ayrıntıya dikkatle ve hep birlikte bakalım.   Tebliğin 5.3. bölümünde;

 

" Bildirim veya beyan dışındaki herhangi bir nedenle, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak  vergi incelemesi yapılması halinde, bu incelemeler sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farklarından, Kanun kapsamında bildirilen  veya beyan edilen tutarların mahsup edilmesi gerekmektedir.  Dolayısıyla, inceleme esnasında vergi inceleme yetkili olanlar, bu Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen  tutarları mahsup etmek suretiyle vergi inceleme raporunu tanzim edeceklerdir" açıklaması yer almaktadır.  

 

Bu paragraftan  hemen  anlaşılacağı üzere;  5811 sayılı Yasa' ya göre bildirim ve beyanda bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu varlıklarına ilişkin olarak herhangi bir incelemeye tabi tutulamayacakları gibi  herhangi bir nedenle  2008 öncesi yıllarla ilgili olarak  vergi incelemesine alınacak olur ve sonuçta bir şekilde matrah farkı ortaya çıkar ise yukarıda net bir şekilde ifade olunduğu üzere beyan edilen  tutarlar bulunan matrah farkından mahsup edilecektir.  Bunun için vergi mükelleflerinin yükümlülüklerinin;  öncelikle bu tür varlıklarıyla ilgili olarak bildirim ve beyanda bulunmak ve  yurt dışı varlıkları için % 2,  yurt içi varlıkları için  de  % 5 oranında vergi ödemekten ibaret olduğunun altını bir kez daha çizerek  defterlerinde pasifte özel bir fon hesabında kayıt altına aldıkları  bu varlıkları da altı ay içinde artırım yoluyla sermayelerine ilave etmek zorunda olduklarını hatırlatmak istiyorum.

 

Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı ve Samsun SMMMO  işbirliği ile  30 Ocak 2009 Cuma günü Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu' nda  bilgilendirme toplantısı yapılacaktır ilgilenenlere duyurulur.

 

 

 BU YAZI 19.01.2009 TARİHİNDE HALK GAZETESİNDE YAYIMLANMIŞTIR.

 

 



  Bu Haber İçin İlk Yorumu Siz Yapın

Bu Kategoriye Ait Diğer 5 Haberler
TRANSFER FİYATLANDIRMASI ve İŞKUR MEVZUATI SEMİNERİ DOKÜMANLARI (09.08.2008)
LEASİNG 'DEKİ KDV ARTIŞI KOBİLERİ VURDU (07.01.2008)
YENİ VERGİ AFFI MI GELİYOR ? (14.01.2008)
SEKTÖREL TEŞVİKLER GELİYOR (21.01.2008)
HAKSIZ REKABET VE VERGİ KAYBINA YOL AÇMAK (28.01.2008)
TÜRK CEZA KANUNUNA UYUM ANLAMINDA VERGİ USUL KANUNU VE 3568 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI (11.02.2008)
VERGİ HAFTASI KUTLU OLSUN (25.02.2008)
MUHASEBE MESLEĞİNİDE YETKİ KARŞAMASI, HAKSIZ REKABET VE TAHSİLATTA GÜÇLÜK GİBİ SORUNLAR GİDERİLMELİDİR (03.03.2008)
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI; MÜKELLEFLERİN BANKA HESAPLARINI TAKİBE ALDI (10.03.2008)
SAMSUN İMALAT SANAYİ ENVANTERİ (05.08.2008)

 


Site içeriğinde bulunan her türlü bilgi, belge, döküman, dosya, fotoğraf, yayın, üye bilgisi vb. materyallerin izinsiz kullanılması yasaktır. Kullanılması ve tespiti durumunda yasal mercilere başvurulacaktır. Sitemiz ile alakalı site kullanım şartnamesini incelemenizi öneririz. Copyright © 2008 http://www.smsunsmmmo.org.tr | Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası