BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI …
Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması " adı ile TBMM' de 13.11.2008 tarihinde kabul edilen ve 22.11.2008 tarih ve 27062 sayılı RG' de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 5811 sayılı Kanun' un amacı;
" Gerçek ve tüzel kişilere ait olup 01.10.2008 tarihi itibarıyla yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak." Olup, para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların yurda getirilmesi veya beyan üzerine kayda alınmasına ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır.
5811 sayılı Kanun' la ilgili olarak 1 seri numaralı Genel Tebliğ 6.12.2008 tarih ve 27076 sayılı RG' de yayımlanmış ve uygulama esaslarına açıklık kazandırılmıştır.
Önce Yasa' nın neyi amaçladığına, yararlanacak olanlara ve doğuracağı sonuçlara kısaca bir bakalım.
Amaç ve Kapsamı : Yazının giriş bölümünde de değinildiği üzere 1.10.2008 tarihi itibarıyla yurt içinde veya yurt dışında gerçek veya tüzel kişilere ait para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması, özkaynaklar içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak amaçlanmıştır. Bu eylemin nasıl gerçekleştirileceği hususu da Yasa' nın kapsamını oluşturmaktadır.
Kimler Yararlanacak : Yasa' nın esas amacının " Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması" olduğu dikkate alındığında; yine giriş bölümünde ifade edildiği üzere başvuruda bulunacak olanlar yada yararlanacak olanların bu türden varlıklara,
-- Yurt dışında sahip olanlar,
-- Yurt içinde sahip olundukları varlıklarını işletmelerinin özkaynakları içinde
göstermemiş olanlar ile,
-- Yurt dışı iştiraklerden ve şubelerden elde edilen kazançlar, yurt dışı iştirak hisselerinin
satışından ya da yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden doğan kazanç elde edenler olduğunu görmekteyiz.
Başvuru ve ödeme süresi: Yasa' nın yürürlüğe girdiği 22.11.2008 tarihinden itibaren başlayan bildirim ve beyan süresi 2.Mart.2009 Pazartesi günü akşamı sona erecektir.
* Yurt dışında sahip olunan varlıkların beyanında; beyan edilen varlıkların değerleri
üzerinden % 2 oranında vergi tarh edilecek ve tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.
* Yurt içinde vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden % 5
oranında vergi tarh edilecek ve hesaplanan bu vergi de yine takip eden ayın sonuna kadar ödenecektir.
Uygulama Esasları : Önce bir kez daha yineleyelim, gerçek ve tüzel kişiler tarafından 1.10.2008 tarihi itibarıyla sahip olunan varlıkların beyan süresi 02.03.2009 tarihinde sona erecektir. Peki gerek yurt dışından gerekse yurt içinden bildirimde bulunacak olanların izleyecekleri yol haritası 1 seri No' lu Genel Tebliğ'le belirtilmiştir. Burada öncelikle kanıtlayıcı belgelere değinmek istiyorum. Zira varlığı ileri sürülerek bildirimde bulunulacak varlıkların kanaat getirici belgelere dayandırılması gerekiyor. Bu anlamda kanaat getirici belgelerin;
* Tapu sicil kayıtları,
* Bankalar ile bankerlerin yaptıkları işlemlerle ilgili kayıtlar ve düzenledikleri belgeler,
* Aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, sigorta şirketleri ve benzeri mali ve kurumların
kayıtları ve düzenledikleri belgeler,
* Posta idaresi nezdindeki çek hesabı ve düzenlenen belgeler,
* Noter gibi kurum ve kuruluşların düzenledikleri senetler ve sözleşmeler ile diğer kayıt ve
belgeler,
* Defter tutan mükelleflerin kayıtları ile bu kayıtlarda yer alan ve Vergi Usul Kanunu' nun
ikinci kitabının üçüncü kısmında belirtilen belgeler ile muadili belgeler,
* Şirketlerin ortaklık ve kooperatiflerin üyelik kayıtları ile Yabancı ülkelerdeki Türk elçilik ya da konsoloslukları tarafından tasdik olunan belgelerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Varlıkların Bildirim ve Beyan Değerleri ne olacak? : Yurt içi veya yurt dışında bulunan varlıkların beyan edilmesi ile banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde ya da yasal defterlere kaydedilmesinde, bu varlıkların rayiç bedellerinin doğal olarak TL olarak esas alınacağı ifade edilmiştir. Kuşkusuz rayiç bedelden kastedilenin varlıkların bildirim veya beyan tarihinde belirlenen alım-satım bedeli olduğu anlaşılmalıdır. Döviz ve döviz cinsinden varlıklarda ise T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
Beyan Edilen Varlıkların Kayıtlara İntikali : Mükellefler, pasifte açacakları özel fon hesabına gerçekliklerini kanaat getirici belgelerle ispatladıkları bu varlıkları beyan değerleri ile kayıt edeceklerdir. Bu hesap sermayenin cüz'ü kabul edilecek ve başka bir amaca yönelik olarak kullanılamayacaktır. Altı ay içinde de sermayeye ilave edilecektir. Serbest Meslek kazanç defteri veya işletme defterlerinde de bu varlıkların kayıt edilmesi gerekmektedir. Burada altı çizilecek önemli bir başka noktanın da bu varlıkların elden çıkarılması halinde ortaya çıkacak zararların gider kabul edilemeyeceği ve bu varlıklar için amortisman uygulanamayacağı hususudur.
Vergi İncelemeleri ve 5811 Sayılı Yasa ile Getirilen Düzenleme : Bildirim ve beyanda bulunanlar için vergi incelemesi bakımından iki ayrı uygulama söz konusu olacaktır.
1- Gerek yurtdışı ve gerekse yurtiçinde sahip olunan varlıklardan bildirime ve beyana konu edilen ile ilgili olarak 1.1.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin, bu bildirim ve beyanlardan hareketle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı söz konusu olmayacaktır.
2- 1.1.2008 tarihinden önceki dönemlerle ilgili olarak Kanunun yürürlük tarihi olan 22.11.2008 'den önce başlayan vergi incelemeleri sonucu bulunan matrah farkları üzerinden gerekli tarhiyatlar yapılacak ve bulunan matrah farklarından, bu Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tutarların mahsubu söz konusu olmayacaktır.
3- Kanunla getirilen en önemli ayrıntı bana göre bu noktada yer almaktadır. Bu ayrıntıya dikkatle ve hep birlikte bakalım. Tebliğin 5.3. bölümünde;
" Bildirim veya beyan dışındaki herhangi bir nedenle, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi yapılması halinde, bu incelemeler sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farklarından, Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarların mahsup edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, inceleme esnasında vergi inceleme yetkili olanlar, bu Kanun kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarları mahsup etmek suretiyle vergi inceleme raporunu tanzim edeceklerdir" açıklaması yer almaktadır.
Bu paragraftan hemen anlaşılacağı üzere; 5811 sayılı Yasa' ya göre bildirim ve beyanda bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu varlıklarına ilişkin olarak herhangi bir incelemeye tabi tutulamayacakları gibi herhangi bir nedenle 2008 öncesi yıllarla ilgili olarak vergi incelemesine alınacak olur ve sonuçta bir şekilde matrah farkı ortaya çıkar ise yukarıda net bir şekilde ifade olunduğu üzere beyan edilen tutarlar bulunan matrah farkından mahsup edilecektir. Bunun için vergi mükelleflerinin yükümlülüklerinin; öncelikle bu tür varlıklarıyla ilgili olarak bildirim ve beyanda bulunmak ve yurt dışı varlıkları için % 2, yurt içi varlıkları için de % 5 oranında vergi ödemekten ibaret olduğunun altını bir kez daha çizerek defterlerinde pasifte özel bir fon hesabında kayıt altına aldıkları bu varlıkları da altı ay içinde artırım yoluyla sermayelerine ilave etmek zorunda olduklarını hatırlatmak istiyorum.
Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı ve Samsun SMMMO işbirliği ile 30 Ocak 2009 Cuma günü Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu' nda bilgilendirme toplantısı yapılacaktır ilgilenenlere duyurulur.
BU YAZI 19.01.2009 TARİHİNDE HALK GAZETESİNDE YAYIMLANMIŞTIR.